İzmir’in hemen dibinde kendi halinde bir duruşu var Manisa’nın. Egenin, sessiz pek de bilinmeyen ve belki de bilinmek istemeyen şehirlerinden biridir Manisa. Spil Dağı’nın eteklerine kurulmuş bu şehirde neredeyse her sokağında bu dağın varlığını hissedersiniz.
Manisa’ya aynı zamanda ”şehzadeler şehri” de denir. Öyle ki Osmanlı tahtına oturmuş birçok padişah, şehzadelik dönemini burada geçirmiştir. Bu yüzden bu şehir; camiler, türbeler, hanlar ve hamamlarla süslüdür. Her ne kadar bazıları zamana yenik düşse de, bir kısmı hala ayakta ve ziyaretçilerini bekliyor. Ayakta kalmayı başarabilmiş yapılardan biri de Sultan camii ve külliyesidir halk arasında bu camii mesir cami olarak da bilinir. İsminin böyle bilinmesinin de bir sebebi var tabii. 400’ü aşkın yıldır bu camiden tonlarca mesir macunu halka saçılır.
Sabahları sıcacık yatağımızdan kalkıp işe gitmemize neden olan paranın doğuşu da bu topraklara dayanıyor. Parayı ilk bulan ve bastıran Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes Antik Kenti, bugün Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Sart beldesinde yer alıyor. Aynı bölgede yer alan Bin Tepeler Tümülüsleri ise yüzyıllar öncesine dayanan gizemli bir tarih hazinesi.
Tarihle iç içe olan Manisa’nın bir de doğayla dolu bir yüzü var. Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO sertifikalı jeoparkı olan Kula Volkanik Jeoparkı, efsaneleriyle büyüleyen Spil Dağı Milli Parkı ve şifalı suları ve güzel şelalesiyle Kurşunlu Şelalesi ve Kaplıcaları bu doğal güzelliklerden sadece birkaçı.
Manisa Sultani Üzümü ile meşhurdur yol kenarları göz alabildiğince üzüm bağlarıyla doludur. Yazları üzüm sezonunda Manisa’nın rengi adeta yeşile bürünür. Sadece üzüm değil zeytiniyle de dikkat çeker bu şehir. Manisa Kebabı, Alaşehir Kapama, Akhisar Köfte, Demirci Keşkeği, Salihli Odum Köftesi, Bohça Kebabı, Akhisar katmeri, Manisa’nın meşhur lezzetlerindendir. Sultani üzümünden bahsettik bir de Kırkağaç Kavunu yetişir bu topraklarda. Mesir Macunu ve mesir çayı bu şehirde tadına bakabileceğiniz hatta hediye olarak alabileceklerinizden.
Herkese örnek bir karakter Manisa Tarzan’ı bu şehirde yaşamış bir doğa aşığıdır. Gerçek adı olan Ahmet Bedevi Manisa’da yaşadığı süre boyunca binlerce ağaç dikmiştir. Yaz kış üzerinde sadece şortla dolaşan Ahmet Bedevi o zamanlar sinemalarda vizyona giren Tarzan karakterine uzun sakalları ve giyiniş tarzıyla benzetildiğinden ismi Tarzan olarak söylenmeye başlamış ve öyle kalmıştır. Manisa Tarzan’ı aynı zamanda dağcılıkla da ilgilenirmiş. Türkiye’deki dağların zirvelerine tırmanmayı tamamlayıp Manisa’ya dönüp kentleşme için kesilen ağaçları gördüğünde ”Yokluğumdan yararlanıp ulu çamları kesmişler, evlatlarını kaybetmiş baba gibiyim, göğsüme hançer saplanıyor, dayanamıyorum” diyerek kahrolmuş, buna dayanamamıştır. Kalp spazmı geçirmiştir. Şimdiyse Manisa Tarzan’ı Manisalılar tarafından sevgiyle anılmaya devam ediyor.
Benim de yaşamımı sürdürdüğüm bu sıcak, sakin ve bir o kadar da telaşlı şehir… Kim bilir belki bir gün yolunuz düşer. Belki de sadece kelimelerimle tanışırsınız bu şehirle.

MANİSA’YA ULAŞIM
Manisa’ya Türkiye’nin birçok farklı ilinden birçok farklı ulaşım seçenekleriyle ulaşmak mümkün. İşte bunlardan bazıları:
Havayolu ile Ulaşım
Manisa’da havalimanı bulunmuyor. Bu yüzden en yakın hava limanı olan İzmir Adnan Menderes Havalimanı‘na uçak bileti alabilirsiniz. Havalimanından Manisa’ya günün belirli saatlerinde Havaş otobüsleri kalkıyor. Güncel Havaş otobüs saatlerine buradan ”İzmir Adnan Menderes Havalimanı”nı seçip, varış yeri olarak ”Manisa” yazarak güncel saatleri görebilirsiniz. Veya İzmir Havalimanı’ndan araç kiralayabilirsiniz.
Karayolu ile Ulaşım
Türkiye’nin birçok ilinden Manisa’ya direkt otobüs seferleri düzenleniyor. Eğer yaşadığınız şehirden direkt Manisa otobüsü bulamazsanız, İzmir’e ulaşarak oradan aktarma yapabilirsiniz. İzmir-Manisa arası yaklaşık 40 dakika ve bu güzergâhta sık seferlerde otobüs bulunmakta.
Demiryolu ile Ulaşım
Uşak, Afyonkarahisar, Konya, Kütahya, Balıkesir, Eskişehir ve İzmir gibi şehirlerden Manisa’ya direkt tren seferleri de mevcut. Tren saatleri ve bilet fiyatları için: buraya tıklayarak sorgulama yapabilirsiniz.
KONAKLAMA
Manisa’da hem şehir merkezinde hem de doğayla iç içe bir çok konaklama alternatifi bulmak mümkün. Buraya tıklayarak bu seçeneklere ulaşabilir, bütçenize ve planınıza en uygun olanı kolayca seçip rezervasyon yapabilirsiniz.
SEYAHAT İPUÇLARI VE ROTA ÖNERİSİ
En Uygun Zaman Ne Zaman?
- İlkbahar(Mart-Mayıs): Spil Dağı, Mesir Tabiat Parkı, Kurşunlu Şelalesi gibi doğa rotaları için ideal zaman. Ayrıca her yıl Mart ayının son haftası düzenlenen Mesir Macunu Şenliklerini de yakalayabilirsiniz.
- Sonbahar(Eylül-Ekim): Hem hava serinlemeye başlar hem de kalabalıklar azalır. Aigai, Sardes, Kula Jeoparkı gibi yürüyüş rotaları için birebir.
- Yaz(Haziran-Ağustos): Oldukça sıcak olur. Özellikle Kula Jeoparkı gibi açık alanlara gidecekseniz erken saatlerde gidin ve bol su alın.
- Kış: Spil Dağı’nda kar manzarası ve yılkı atları için güzel bir zamandır ama doğa yürüyüşü planı yapacaksanız uygun ekipman şart.
3 Günlük Örnek Rota ( Aracı olanlar için)
1. Gün- Şehir Merkezi ve Tabiat
- Sabah: Ağlayan Kaya’da kahvaltı.
- Gün boyu: Hatuniye Camii, Ulu Camii, Sultan Cami, Muradiye Cami, Kurşunlu Han, Yeni Han, Şehzadeler Parkı, Manisa Müzesi
- Akşamüzeri: Mesir Tabiat Parkı’nda yürüyüş ve piknik
2. Gün Spil Dağı ve Doğa
- Sabah: Spil Dağı Milli Parkı’na çıkış. Yürüyüş rotası, seyir terası, yılkı atı gözlemi.
- Öğle: Spil Dağı’ndan dönüşte Yunuspark’ta kahve molası
- Akşam: Aigai antik kenti veya Akhisar’daki Thyateria Tepe Mezarları (Eğer Akhisar’a giderseniz oradaki meşhur köftecilerde akşam yemeği yemenizi tavsiye ederim
3. Gün İlçeler Turu(Salihli)
- Sabah: Sardes Antik Kenti, Artemis Tapınağı, Bintepe Tümülüsleri
- Gün ortası: Kurşunlu Şelalesi ve kaplıcalarda öğle yemeği
- Akşamüstü: Adala Kanyonu, Kız Köprüsü ve Suuçtu Şelalesi
4. Gün İlçeler (Kula)
- Sabah: Kula Volkanik Jeoparkı yürüyüşü
- Öğlen: Tarihi Kula Evleri, Konaklar ve otantik kafeler (öğle yemeğinizi kula şehir içinde yiyebilirsiniz)
- Akşam: Kula Peribacaları Kulada geziniz bittikten sonra eğer gün batmamışsa Alaşehir’e Philadelphia St. Jean Kilisesi’ni gezip Alaşehir’de akşam yemeğiyle gezinizi sonlandırabilirsiniz.
Not: Bu rota önerisini kendinize ve önceliklerinize göre ayarlamanız daha doğru olur. Eğer ki iki gününüz varsa da önceliklerinizi sınıflayıp iki günde de harika bir rota çıkarabilirsiniz önemli olan her şeye yetişebilmek değil tadını çıkarabilmek
Minik Ama İşe Yarar Tüyolar
- Müze kart edinin. Sardes, Manisa Müzesi gibi birçok yere ücretsiz girmenizi sağlar.
- Araç kiralayacaksanız İzmir Havalimanı’ndan almak daha kolay ve uygun fiyatlı olabilir.
- Yürüyüş planlıyorsanız mutlaka spor ayakkabı, şapka, su ve güneş koruyucu getirin.
- Yılkı atlarını görmek için Spil Dağı’na sabah erken saatlerde gitmek avantajlıdır.
- Açık hava noktaları için yazın erken saatleri tercih edin; güneş öğlenleri yakıcı olabilir.
Ve unutmadan…
Bazen sadece okuyarak değil, gidip görerek tamamlanır bir yerin hikayesi. Ama fırsatınız yoksa da üzülmeyin çünkü ”fırsatımız varken” kelimelerle de gezilir bu şehir.
Şimdi eğer hazırsanız bir Manisalıdan Manisa gezi rehberimize başlayabiliriz…
Ayrıca Manisa Salihli- Kula Hafta Sonu Rotası yazımıza da bakabilirsiniz
HARİTA
İşaretli Harita İçin Aşağıdaki Bağlantıya Tıklayınız.
MANİSA GEZİLECEK YERLER HARİTASI
Manisa Merkez Gezilecek Yerler
- Niobe(Ağlayan Kaya)
- Hatuniye Camii
- Kurşunlu Han
- Sultan Camii
- Hafsa Sultan Tıp Tarihi Müzesi
- Muradiye Cami
- İvazpaşa Cami
- Yeni Manisa Müzesi
- Ulu Cami
- Mesir Tabiat Parkı
- Spil Dağı Milli Parkı
- Şehzadeler Park
- Yunus park Kültür park
- Aigai Antik Kenti
Manisa İlçeler Gezilecek Yerler
- Sardes Antik Kenti
- Artemis Tapınağı
- Bintepeler Lidya Tümülüsleri
- Kurşunlu Şelalesi ve Kurşunlu Kaplıcaları
- Adala Hermos Volkanik Kanyonu
- Kız Köprüsü
- Su Uçtu Şelalesi
- Kula Volkanik Jeoparkı
- Tarihi Kula Evleri
- Kula Peribacaları
- Philadephia St. Jean Kilisesi
- Thyateira Tepe Mezarları
Manisa Merkez
Niobe(Ağlayan Kaya)
Hikayesi: Dione’nin kızı Niobe’nin yedi kız yedi erkek olmak üzere 14 tane çocuğu olmuştur. Çocuklarının sayısından ötürü yalnızca iki çocuğu olan Leto’ya böbürlendiği içi Leto’nun oğlu ve kızı Niobe’nin bütün çocuklarını öldürür. Evlat acısıyla mahvolan Niobe tüm saçları yolunana, tüm elbiseleri parçalanana kadar ağlar. Niobe’nin haline acıyan Tanrı acısını dindirmek için onu taşa çevirir. Bu taşa da Ağlayan Kaya ismi verilmiştir. Ağlayan Kaya’nın günümüzdeki hali içler acısı etrafı insanların gazabına uğramış ama yine de bulunduğu yerin manzarası ve hemen altındaki otantik kafede hafif bir kahvaltıyla güne başlayıp manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Ayrıca Niobe’ye çıkarken hemen oradaki derenin kenarından yürümek sabah serinliğinde başka güzel. Haritada: 1 numara.
Hatuniye Cami
15. yüzyılda II. Beyazıt’ın eşi Hüsnüşah Sultan tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı erken dönem mimarisinin zarif örneklerinden biri olan cami, sade ama etkileyici mimarisiyle dikkat çekiyor. Şehrin tarihi dokusu içinde bir mola noktası olarak görülmeye değer. Haritada: 2 numara.
Kurşunlu Han
15. yüzyılda Hatuniye Camii Külliyesinin bir parçası olarak Caminin giderlerini karşılaması için inşa ettirilmiştir. Han içerisinde günümüzde el sanat atölyeleri ve satış alanları bulunmakta. Çoğunlukla fazla kalabalık olmayan sakin bir yer kapısından girdiğiniz anda kendinizi başka bir tarihe geçmiş hissedebilirsiniz. Haritada: 3 numara.
Sultan Camii ve Külliyesi

16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan tarafından yaptırılmıştır. 400 küsur yıldır nevruz haftasında kutlanan Mesir şenliklerinde mesir macunu bu camiden halka saçılır. Mesir şenlikleri boyuna şehirde bir çok etkinlik yapılmaktadır. Mesir şenliklerine yerli ve yabancı turistler de katılmaktadır. Dilerseniz gezinizi mesir şenliklerine denk getirip etkinliklere ve mesir saçımına da katılabilirsiniz. Haritada: 4 numara.
Hafsa Sultan Tıp Tarihi Müzesi
16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan adına yaptırılmıştır. O zamanlar şifahane olarak kullanılan yapı bugün müze olarak kullanılmakta. Yunan işgalinde yakıldıktan sonra restore edilmiştir. Küçük ama içerisinde bol bol bilgi bulunan bir müze. Osmanlı zamanında tıbbi aletler ve tedaviler hakkında bolca bilgi edinebilirsiniz. Müzenin kafeteryası da bulunuyor ve fiyatları oldukça makul. Müzeye giriş ücretsiz. Haritada: 5 numara.
Muradiye cami

16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından tasarlanmıştır. İçerisinde çiniler bulunan cami kesme taştan yapılmıştır. İçeriye adım attığınız anda kendinizi huzurlu hissedeceğiniz bu cami görülmeye değer Sultan Cami’nin hemen arkasında Manisa’nın silüetini oluşturan yapılardan. Haritada: 6 numara.
İvazpaşa camii

1484 yılında İvaz Paşa tarafından yaptırılmıştır. İvaz Paşa dönemin önemli devlet adamlarındandır. Aynı zamanda İvaz Paşa’nın türbesi de caminin içindedir. Hatta camide emeği geçen bir çok kişinin ve İvaz Paşanın ailesinin mezarları da bu camidedir. Cami Niobe’ye çıkarken bahsettiğim yolun üzerinde bulunuyor geçerken 10 dakikanızı ayırabilirsiniz. Haritada: 7 numara.
Ulu Camii

1366’da Saruhanbeyi İshak Bey tarafından inşa edilmiştir. Özel bir teknikle yapılan minberi Manisa Müzesi’nde korunmaktadır. Spil dağının neredeyse bitişiğinde gibi duran bu cami manzarasıyla da muazzam. Yazları serin olan avlusunda ferahlayıp, girişte bulunan Spil Dağı’ndan gelen dağ suyuyla elinizi yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Haritada: 8 numara.
Yeni Manisa Müzesi
Uzun zamandır kapalı olan Manisa Müzesi yakın zamanda ziyarete açıldı. İçerisinde Aigai Kenti ve Sardes Antik Kenti’nden de kalıntılar bulunan müzede geçmişten günümüze Manisa’nın kültürel tarihi hakkında bilgiler edinebilirsiniz. Müze ferah iki katlı ve modern tarzda Manisa’ya kadar gelmişken görmeden olmaz diyebilirim. Müze Kartla giriş ücretsiz. Haritada: 9 numara.
Mesir Tabiat Parkı
Doğa ile iç içe olacağınız içerisinde küçük bir derenin aktığı tabiat parkı içinde bir de tesis bulunuyor. kuş sesleri eşliğinde yürüyüş yapmak veya sadece doğanın tadını çıkarmak için bire bir. Dilerseniz yanınızda yiyecek bir şeyler getirip açık havada piknik yapabilirsiniz. Yada tesisten yiyecek içecek temin edebilirsiniz. Giriş ücretsiz. Haritada: 10 numara.
Spil Dağı Milli Parkı

Spil Dağı Milli Parkı doğa tutkunları için bir cennet. Hem doğal güzellikleriyle hem de tarihi önemi açısından gidip keyfini çıkarabileceğiniz bir yerdir. Kışın bembeyaz örtüsüyle, bahar aylarında ise yemyeşil olan Spil Dağı Milli Parkı içerisinde birçok çeşitli hayvan barındırır. En çok dikkat çekenleri (bizim de en çok sevdiğimiz) Yılkı Atları. Hatta bu yılkı atları zaman zaman şehir merkezine de inerler. Şansınız varsa belki de bu yılkı atlarını parklarda otlanırken görebilirsiniz. Milli Parktan hem Manisa hem İzmir Körfezine kadar manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Milli Parkta piknik yapabileceğiniz alanlar ve Manisa manzarasının keyfini sürebileceğiniz teraslar ve kamelyalar mevcut. Yürüyüş rotalarında yürüyüş yapabilirsiniz. Ayrıca Milli Parkta kamp alanları da mevcut. Kamp yapmak istemiyorum ama yine de Spil Dağı’nda bir gece geçirmek istiyorum derseniz burada konaklamak için köşk evleri de bulunuyor. Gelirken dikkat etmeniz gereken şey yazları yangın riskleri dolayısıyla Milli Park’a çıkışlar yasak olabiliyor. Araştırıp gelmekte fayda var. Haritada: 11 numara.
Şehzadeler Park
Parkın girişinde Manisa’da şehzadelik yapmış padişahların heykelleri yer alıyor. İçerisinde: Mesir macunu müzesi (balmumu heykellerle), masal parkı, ve tarihi yapıların minyatürleri bulunuyor. Ayrıca kafeterya ve dinlenme alanları mevcut aileler için çok uygun olan bu park hem bol bol bilgi alabileceğiniz hem de keyifli vakit geçirebileceğiniz bir yer. Giriş ücretsiz. Haritada: 12 numara
Yunus Park Kültür Park
Burayı geziniz için ufak bir mola olarak düşünebilirsiniz. Hem dinlenip hem de keşfetmeye devam ettiğiniz bir yer aslında çünkü içerisinde Osmanlı tarihi evleri ve Osmanlı tarihi ile ilgili müzeler bulunuyor. El sanatları atölyeleri, çocuk oyun parkı ve oldukça makul fiyatlı kafeteryası da var. Yeşillik alanları ve en güzeli ayaklarınızın altında Manisa manzarasıyla nefis bir deneyim. Gezinize dinlenme olarak ekleyebileceğiniz bir nokta. Müzelere girişler de ücretsiz. Haritada: 13 numara.
Aigai Antik Kenti
Aigai, Manisa’nın Yunusemre ilçesine bağlı Köseler Köyü yakınlarında yer alan, Aiol halkı tarafından kurulmuş bir antik kenttir. M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzanan geçmişiyle batı anadolunun en eski yerleşim yerlerinden biridir. Manisa’nın dağlarına gizlenmiş, sessiz sakin bir antik kent Aigai. Ne büyük kalabalıklar var ne de gürültü… Sanki zaman burada durmuş da sadece taşlar fısıldaşıyormuş gibi. Yüzlerce yıl öncesinden kalan tiyatrosu, sokakları, pazarı hala ayakta kalmak için çabalıyor. Her adımda geçmişten bir kapı aralanıyor. Doğayla iç içe, huzurlu ve biraz da hüzünlü bir yer. Yolun düşerse, kulağını rüzgara ver. Belki Aigai sana bir şey anlatır… Buraya girişler ücretsiz. Haritada: 14 numara.
Manisa İlçeler
Salihli
Salihli ve Kula’yı hazırladığımız iki günlük hafta sonu rotası ile gezmek isterseniz hafta sonu rotası Salihli-Kula yazımıza da ayrıca bakabilirsiniz.
Sardes Antik Kenti

Salihli’ye bağlı Sart beldesinde bulunan bu antik kent parayı bulan ve bastıran Lidyalıların başkenti. Tarihi açıdan çok önemli olan ve mutlaka görülmesi gereken bir antik kent burası. Ama ne gariptir ki burayı fazla bilen yok birazcık da saklamış kendini belli ki. Yapıların birçoğu zamana kafa tutmuşçasına görkemini korumaya devam ediyor. Müze kartla girişler ücretsiz. Haritada: 15 numara.
Artemis Tapınağı
Artemis Tapınağı Sardes Antik Kenti’nin bir parçası M.Ö. 3. yüzyılda inşa edilmiştir. Uzunca süre de kullanılmıştır. Şimdilerde ise 30 adet sütundan geriye sadece 6 tanesi ayakta kalabilmiş. 20 metre yüksekliğe kadar ulaşan bu sütunlar arasında yürürken büyülenmemek elde değil. Burada yalnızca tarih değil doğa da ruhunu hissettiriyor. Dağ manzaraları arka fonda kuş cıvıltıları adeta unutulmaz bir deneyim sunuyor. Sardes Antik Kenti’nin ana girişinden Artemis Tapınağı’na gelirken yol kenarında yine antik kalıntılar var ama içerisine malesef giriş yok. Dilerseniz bu kalıntılara da dışarıdan bir göz atabilirsiniz. Artemis Tapınağı’na müze kartla giriş ücretsiz. Haritada: 16 numara.
Bintepeler Lidya Tümülüsleri
Salihli ovasına yayılmış olan bu tepeler anıt mezarlardır. Adını sayılarının çokluğundan almıştır. En büyüğü Kral Alyattes’e ait ve büyüklüğü Giza Piramitleri ile yarışır durumda. Tarih ve manzara meraklıları için mükemmel bir durak. Haritada: 17 numara.
Kurşunlu Şelalesi ve Kurşunlu Kaplıcaları
Kurşunlu Şelalesi Salihli’de yaşadığımız dönemde bizim de doğasında nefes almak için sık sık gittiğimiz bir yer. Bazen bahar aylarında şelaleden akan soğuk suya ayaklarımızı sokar, bazen de piknik yapardık. Şelalenin hemen yanı başından tırmanır suyun geldiği yöne doğru engebeli patikadan ilerleyip kalabalıktan uzaklaşıp doğanın seslerine bırakırdık kendimizi. Kurşunlu Şelalesinin içerisinde otoparkın üst kısmında bir de kaplıca tesisleri var. Bu kaplıca suları bir çok rahatsızlığa iyi gelmesiyle biliniyor. Kaplıca tesislerine dilerseniz uğrayabilirsiniz konaklama da mevcut. Kurşunlu şelalesine ise girişler ücretsiz. Haritada: 18 numara.
Adala Hermos Volkanik Kanyonu

Binlerce yıl önce Divlit Yanardağından çıkan lavları Gediz nehrinin taşımasıyla birlikte oluşan Adala Hermos Kanyonu sadece bir doğa harikası değil; aynı zamnada efsanelerle örülü bir diyar. Antik söylencelere göre Amazon kadınlarının bu kayalıklarda yaşadığına, burada savaşa hazırlandığına inanılıyor. Belki de kanyonun sessizliği, hala onların izini saklıyordur…
Kanyonda kamp yapabilir yürüyüşe çıkabilirsiniz. Kanyon çoğunlukla kalabalık değil çünkü burayı pek bilen yok giriş ücretsiz. Haritada: 19 numara.
Kız Köprüsü

Kız Köprüsü Osmanlı döneminde yapılmıştır. Doğanın içerisinde yükselen köprü hem eşsiz doğa manzarasına sahip hem de doğayla bütünleşmiş durumda. Köprünün hemen altında köprü manzaralı bir tesis bulunuyor dilerseniz tesiste balık yiyebilirsiniz. Haritada 20 numara.
Su Uçtu Şelalesi
Su Uçtu Şelalesi Kız Köprüsü’ne de çok yakın araları yaklaşık 2 km. Doğa yürüyüşü yapmayı seviyorsanız yürüyebilirsiniz de. Yol çoğunlukla düz olduğundan sizi yormayacaktır. Şelale dar bir boğazdan yaklaşık 25 metre yükseklikten dökülüyor. Haritada işaretli olan yer şelalenin üst kısmından bakacağınız yer. Şelalenin alt kısmından da şelaleye ulaşabilirsiniz. Üs tarafta manzara bir sanat eseri gibi yemyeşil doğa ve sessizlik… Burada kamp yapabilirsiniz. Tesis olarak sadece Kız köprüsünün oradaki tesis var. Kamp yapacaksanız hazırlıklı gidiniz. Haritada: 21 numara.
Kula
Kula Volkanik Jeoparkı
Kula Volkanik Jeoparkı Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO sertifikalı Jeoparkıdır. Binlerce yıl önce volkanik faaliyetler sonucu oluşan bu doğal oluşum kesinlikle görülmeye değer. Göz alabildiğince büyük bir alanda bulunan Jeoparkın içerisinde uzunca bir yürüyüş yolu bulunuyor. Yürüyüş yoluna kadar aracınızla gelebilirsiniz. Otopark mevcut. Buraya gelirken kesinlikle güneş kremi, su, şapka ve güneş gözlüğü alın yanınıza. Özellikle de yaz aylarında sıcaklık bunaltıcı ve yakıcı olabilir. O yüzden yaz aylarında geliyorsanız bile sabah serinliğinde buraya gelmenizi tavsiye ederim. Haritada: 22 numara.
Tarihi Kula Evleri

Rotamızı çevirdik kulaya. Jeoparkı gördük, Peribacalarını gördük, Tarihi Kula evlerini görmeden buradan gitmek olmaz. Yer yer rengârenk yer yer renkleri solmuş daracık sokakların üzerine neredeyse bitişiverecekmiş gibi duran bu tarihi evler 18. ve 19. yüzyıllardan kalma ahşap yapılardır. Günümüzde bir çoğu kullanılmamaktadır. Kula Evlerinin bulunduğu bölge birçok film, dizinin çekimlerinde kullanılmıştır. İçerisini gezebileceğiniz konaklar da var (Beyler Evi, Türk Evi). Bir de bu daracık sokaklarda çok otantik tatlı bir kafe de bulunuyor. Türk Evinin hemen karşısında. Bu kafede kısa bir mola verebilirsiniz ve yöresel el işlerine göz gezdirip satın alabilirsiniz. kafe adı Nar Çiçeği Hanım Eli Pazarı. Kula Evleri haritada: 23 numara.
Kula Peribacaları

Rüzgar erozyon ve yağmurlarla oluşan bu peribacaları Kapadokya’daki peribacalarının küçük kardeşi. Ana yolun hemen kenarında bulunuyor. Yoldan geçerken yarım saat ayırmanız bile yeterli olacaktır. Burada herhangi bir tesis bulunmuyor ancak oturabileceğiniz kamelyalar mevcut. Kamelyalarda oturup manzaranın keyfini çıkarabilir veya bu doğa harikasının önünde nefis kareler yakalayabilirsiniz. Giriş ücretsiz. Haritada: 24 numara.
Alaşehir
Philadelphia St. Jean Kilisesi
Alaşehir’de şehrin hemen içinde bulunan bu kilise İncil’de adı geçen yedi önemli kiliseden biridir. Günümüze erişebilmiş kalıntılara da bakılırsa döneminde burası görkemli bir yermiş. Antik bir yolculuk için güzel bir durak. Alaşehir’e kadar gelmişken Alaşehir Kapamanın tadına bakma fırsatı da yakalayabilirsiniz. Haritada: 25 numara.
Akhisar
Thyateira Tepe Mezarları
Yine Alaşehir’deki gibi şehrin içerisinde bulunan bu ören yeri içerisinde İncil’de adı geçen yedi kiliseden biri burada bulunuyor. Antik dönemden kalma kalıntılara dokunup o dönemleri ruhumuzda hissetmemek mümkün değil. Akhisar’a yolunuz düşer de buraya gelme şansınız olursa Akhisar lezzetlerini tatmadan gitmeyin bizden tavsiye. Haritada: 26 numara.
Tüm güzellikleriyle Manisa kapılarını sizlere açmış bekliyor. FIRSATIMIZ VARKEN birlikte yolda olmak dileğiyle….

Gerçekten güzel bir anlatım tebrik ediyorum sizi
Başarılar devamını diliyorum
Teşekkür ederiz 😊🙃
Güzel manisamızın en güzel yerlerini anlatmışsınız emeğinize sağlık kızım
[…] illere uğrayalım derseniz İzmir’e en yakın il olan Manisa için hazırladığımız MANİSA GEZİ REHBERİMİZ‘e de ayrıca […]